gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Yılın ilk pinkiği :)

Fotoları kocimin telinden geç alabildiğim için anca yazıyorum :)

Cumartesi akşamı kocimle yürüyüşe Bayrampaşa'daki Adapark'a gittik. Pazar günü de aynı parka biricik ve geniş ailemizle sabah pikniği yapmaya gittik.

Adapark'ta masa bulmak için erken kalkamak gerekiyor. Çünkü çok fazla masa yok ve 8 gibi fln gidilirse anca yer bulunur, ki bizim için mümkün olmayan saatler bunlar :) 9 küsür gibi kayınpederim aradı, hadi diye, sağolsunlar mamikleri hazırlamışlar, bizim ve kaynımgillerin :)) teşrifi bekleniyor :)

Tabi arabaya doluşarak yaşamaya alşığız ama 6 kişi, eltimin 3 yaşındaki kızıyla 7 oluyoruz, e teknik olarak 8  kişi olduğumuz için eskisi kadar sıkışmaya gelmiyor. Ama yakın mesefa diye (10 dakika kadar arabayla) idare ettik.


10 gibi gittik. E tabi masa bulamayınca çimenlere kurduk soframızı, çok da güzel oldu :))



Adapark güzel ve çok geniş bir park, yürüyüş için tercih ediyoruz, çocuklu aileler için de çok uygun bir yer.

Eltim ve kayınvalidem, bide küçük cadımız, eltimin kızı Sevgi, ağaca tırmandırmaya çalışıyorlar :))


18. hafta itibariyle kilo almışım sanırım, bu foto beni şok etti :)) Aslında tartıda pek çıkmıyor ama, amannn neyse artık :))



Şal, birkaç hafta önce cuma pazarından almıştım, üstü koyu, altı açık yeşil 10 TL
Pantalon, LCW hamile pantalonu, şundan 40 TL
Tunik, Berjka. 2 yıl önce almıştım.

Eve gelince de canım balık istedi. Kocim balık yaptırdı getirdi hihi :))

Yaşasın deniz çupralarıııı !!!!


Allah'a emanet olun kızlar.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Haftasonu

Haftasonu Mimi ile randevumuz ve Bakırköy turumuzdan sonra akşam bizim ekiple buluştuk Dolmabahçe'de. Bizim yıllardır yaz aylarında gittiğimiz mekanlardandır. Zaten dikkat ettim 10 tane mekan gittiğimiz, dönüp dolaşıp onlara gidiyoruz :)) Olsun mühim olan muhabbet, dostlarla birlike olmak.

Foto netten, akşam gittimiz için çeksem de güzel çıkmazdı. Güzel mekandır sıcak yaz akşamları için, Boğaz kenarı tam, süper manzara.


Bizim 15 kişi ve yaş ortalaması 30'a yaklaşan grubumuzda ilk bebiş mevzusu olduğu için, herkes bizden daha heycanlı :) Karnım acıktı diyorum, seferberlik ilan oluyor :)) Gecenin ilerleyen saatlarinde Dolmabahçe'nin rüzgarında donduğumuz için Şişli'de arkadaşlardan birinin evine gittik, bu sefer komşu falan gelmedi gürültüye :)

Gece 1'de artık ben uyuklamaya başlamıştım. Tabi nerde bende o eski dayanıklık, iyi bile duruyorum gerçi :)) Güldüm güldüm yoruldum tabi, 1:30gibi eve bıraktı çocuklar, bayılmak üzereydim nasıl yattım bilmiyorum :))

Pazar günü de karşıya geçtik, Küçük Çamlıca'da Sevgi Bahçesi diye bir çay bahçemiz var, oraya gittik. Su içiyorum ama ben :) Düğün, nişan falan da yapılıyor burda, açık hava, ferah, çok şirin bir mekandır, tavsiye ederim.

Böylece bu hafta sonu biraz gecikmeli olarak yazlık mekanlarımızı açmış olduk :) Açık hava mekanları özellikle tercih etmemizin sebebi, çok kalabalık olduğumuz ve sürekli konuştuğumuz için, ses dağılsın da, milletin huzuru kaçmasın yani :)

Ne zamandır canım çok balık istiyordu, bizim balıkçı Çamlıca'da da bir şube açmış, oraya da gittik, süperdi balıklar, denizin bir kısmını yedik bildiğin :) Çok mutluyum, hatta olsa da yesek şimdi :) Ordan Ümraniye'de oturan arkadaşın evine gittik, gece döndük eve.

E hafta sonu çok yoruldum, hafta içi dinlenirim artık :)

Sevgiler, Allah'a emanet olun kızlar.

12 Aralık 2010 Pazar

Bu hafta Kadıköy balıkçısı :)

Yağan sulu kar ve yağmura rağmen azimle gezmek budur :) Aslında dün çıkmayı düşünmüyorduk, malum hava baya soğuk, ama çocuklar arayıp balıkçıya gidelim akşam diyince kıramadık :p

Biz Avrupa tarafından 1 arabaya doluşup Kadıköy'e gittik.
Kadıköy sahilde Murat Muhallebicisi'nin sokağından girince ilk sağda Balık Lokantası diye bir yer. Dışardan çok öyle özellikli bir yere benzemiyor ama balıklar çok başarılıydı. İstanbul'lu arkadaşlara tavsiye edebileceğim bir yer. Alkolsüz ve fiyatlar çok uygun. Yukarda şirin bir asma katı var, kalabalık gidince yarısını kapattık zaten :) Rahat da ettik tabi :)

Balıklara geçelim.
Anne tarafım balıkçı da benim, genimde biraz var yani, "denizden babam çıksa yerim" bir insanım ben eheheh :))

Fotolar yine telefonla olduğu için kusura bakmayın kızlar.


Salata tabi, olmazsa olmaz


İlk defa gördüğüm balık kokareçi, her yerde yapılan bir şey değil. Kekik baskın, tadı güzel, balıkları minik minik yapıp güveç kabında biber, domates, baharat vb şeklinde pişirmişler.


Balık kavurma. Bu da farklı bir tarz. Ama tadı bence balık kokareçten daha başarılı.


Çinekoplar


En güzel balık istavritler çıktı, normalde biz bunu tahmin edemezdik ekipçe :) Ben oyumu direk çinekopa vermiştim ama tutmadı :) Giderseniz bu ara, deneyin derim.


Levrek de çok başarılıydı. İstavritle birinciliğe oynar :)


Bunların hepsini hatta arada hemen kapıştığımız patlıcan mezesi vs yedik mi, evet yedik, ama 8 kişiydik yaw :))

Ordan kalkıp gece Kozyatağı'na arkadaşımızın evin geçtik. Tabu oyanayacaktık ama erkeklerin kızlara üstünlüğü var bu oyunda, bir de psikolojik baskı da yapıyolar, kızların üstün olduğu oyun "Sessiz Film"e ikna ettik.

Bu oyunda bizim üstünlüğümüzün nedeni çocuklardan birine göre açıklaması "kadınlar laftan anlamadığı için sessiz film de iyiler tabi" dir :)) hahaha kalbimiz çok kırılıyor ama :p

Tabi ki biz yenecektik ve en son baktılar anlatamayacakları bir film sorduk, direk mızıkçılık, kavga ve bizim hükmen galibiyetimiz. Girl Power ! :))

Sonra "The Road"  diye bir film izledik. Hassas insanlara tavsiye etmiyorum, psikolojim bozuldu.

Amerika'ların kıyamet anlayışı, kendilerince dünyanın sonu, bütün bitki ve hayvanların ölmesi, yiyecek olmadığı için bazı insanların diğerlerini yemesi ve surviver tadında bir baba oğulun korkunç öyküsü...
Psikolojiyi güzel işlemişler ama ben çok çabuk etkileniyorum işte, hassas bir insanım, beni bozuyor...

E gece saat 2 oldu yine beyler bayanlar, haydi evlereee :) Soğğuukk arabaya koşşş :))

7 Aralık 2010 Salı

H&M ve minik Forum turu

Pazartesi akşam iş çıkışı Forum İstanbul'a gittim. İndirimler falan vardır, fazla da gecikmeden 1 - 2 saat bakayım geleyim dedim :) Bir şey almasam da bakmayı seviyorum :)

Önce ilk defa gidebildiğim H&M'e girdim.

Henüz gidememiş ya da İstanbul dışındaki arkadaşlar için küçük bir H&M turu kızlar :) Fotolar cep telefonu ile olduğu için pek iyi değil ama idare edeceğiz artık :)

Pançoları seviyoruz


Siyah - beyaz, kıçıl kırçıl :)



Kırmızı ve beyaz beneklii, yirin yirinn :)


Mavi severlere


Fırfırlar candır cann :))





Pudra rengi elbise



 İşte geldik aksesuarlara, becerikli bloger arkadaşlarım bunlardan yapabilir, tam belli olmuyo fotolarda ama çok güzeller :)


Bu da pudra rengisi


Güllü çanta, kırmızı rengi birde, süperdi





Rengarenk


H&M hakkında özet bilgi geçiyorum :) Aksesuarlar harika, çook çeşit var ve fiyatları çok uygun bence. Hatta çıkıp üstünden şöyle aksesuarcılara da baktım, valla H&M hem daha güzel hem daha uygun geldi bana. Güzel kıyafetler de vardı, bazıları ederinin üzerinde, bazıları ise normaldi bana göre. Alınabilir, sık sık ziyaret edilebilir :)

İpekyol'da indirim var demişlerdi. Benim almak istediğim 2 şey var, biri uzun etek biri de uzun pardesü.

Bu palto hoşuma gitti, belli olmuyor fotoda ama önde çok cici pileleri var


Pileler daha belli burda



Fiyatının 600 TL olduğunu öğrenmemle kendisi ile vedalaşam bir oldu. Öyle fiyat mı olur ya, maaşı o kadar olan var arkadaş, tövbe tövbe. Neyse, öyle her üründe indirim yoktu, olanları beğenmedim ya da ihtiyacım yok, beğendiklerim çok pahalıydı. Bize ters yani kızlar, burdan da çıkıyoruz :)

Roman'da da indirim var, güzel modeller vardı, fakat uzun etek yoktu güzel. Bu elbis hoştu mesela.

Birkaç yere daha baktım ama uzun etek yine bulamadım yine bulamadım. Ya aşırı pahalı ya da güzel değil. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık kızlar. Ayrıca o kaa güzelliğin içinde luzumsuz bir şey almadığım için kendimi çok takdir ediyorum :p :))

Sevgiler..

5 Aralık 2010 Pazar

Av Mevsimi...

Dün akşam Av Mevsimi'ne gittik. Sinemalar baya bi dolu olduğunda Cevahir AVM'dekinde yer bulduk.


Hemen film eleştirmeni şapkamı takayım da geleyim :)

Oyuncular hele CEM YILMAZ muhteşemdi. O'nun cinayet masası polisi olduğuna inandım ben, komedyen falan değil o yani baya polis :) Şener Şen ve Çetin Tekindor'a hayranım ben zaten, kötü oyunculuklarını daha tarih yazmadı bana göre.

Filmde ise ne eksik tam tanımlayamayacağım ama, bir kaç mantıksız gelen yer bir de katilin barizliği olabilir bilemedim. Ama filme kötü diyemem, güzeldi, çekimler falan da güzeldi ama süpersonik de diyemem :) Sanırım polisiye işi Türk işi değil pek :)

Bizim ekipçe yorumumuz, oyuncuları çok beğendik fekat filme çok da öyle şey ımm muhteşem diyemiycez yani :)

Tekrar izlersem Cem Yılmaz için izlerim, filmden sonra bile karakter aklınızda kalıyor, karakter süper zaten, Cem Yılmaz da o kadar usta oyuncunun arasında alnın akıyla çıkmış bence.

Filmden önce Kahve Dünyası'nda oturduk biraz. Burda cappucino içerim hep, çocuklar da "babanın evinde kappiççino mu vardı gızz, gocana geldin de krallar gibi yaşıyon" tadında geyik yaptılar tabi deliler :))) Bayılıyorum köpüğüne ama ya :)

Buyrun size de ikram edeyim kızlar.
foto websitlerinden alıntıdır.

Geçen hafta bize gelen lise arkadaşım çok güzel 2 örtü almış demiştim ya, buna ailecek bayıldık, yeşil ya :)





Film gece 11'e doğru bitti. Gece kuşu olduğumuz için çıktık, Ortaköy'de yensin içilsin yapalım dedik, fekat bırak arabayı, motorsiklet olsa onu park edecek yer yok. Duyan gelmiş :) Kaptırdık Beşiktaş'a. Bizim ekibin çocuklarının büyük çoğunluğu Beşiktaşlıdır, kocam zaten BeşiktAŞK direk.

Gece Beşiktaş sokaklarında yürürken, kendimi başka bir ülkede gibi hissettim. İnsanlar, gençler tabi genelde, sokakta Beşiktaş marşları söleye söyleye dolaşıyorlar, ya da oturuyolar tantunicide, kokoreççide falan, biri bağrıyor başlıyor marş söyleme hobaa kopuyorlar birden, kız-erkek, hepsi söylemeye başlıyor ama hiç kavga falan yoktu, gürültüye rağmen sakinlik vardı sanki, bide hafif rüzgar çok güzeldi :)

Gece 2'ye kadar tantunicin önünde sokakata oturduk, memleketi kurtardık Beşiktaş marşları eşliğinde :) Bu arada çok güzeldi tantuni, BKM Mutfak'ın arka kapısnın yanındaki mekan, başarılı :) 

Sanırım bu kışın son sokak gecemizi gerçekleştirdik, bu sefer kapatıyoruz sokak sezonunu beyler bayanlar, soğuk geldi :)  

3 Aralık 2010 Cuma

Karaköy balıkçısı

Bugün kocime akşam iş çıkışı Karaköy'e balık yemeye gidelim miii dedim. Bizim gittiğimiz salaş balıkçının kapalı yeri olmadığı için hava sıcakken son bi gidelim dedim :) O da olur diyince, ekipteki kızlara haber verdim, akşam balıkçıya gidelim diye, kocim de çocuklara söyledi, akşama yine 9 kişi olduk biz tabi :)

Şimdi size küçük balıkçı sırrımızı açıklıyorum :) Eskiden pek bilinmeyen bir yerdi, sotede bir yer, son yıllarda çoğaldı müşteriler. Aslında tam Galata'nın (köprü altı) orda ama dışardan gözükmüyor. Karaköy tramvay durağının arkasında balık satan abiler var, onların da arkasında bu salaş balıkçı mekanları var. Kapalı yeri olanlar alkol satıyor. Bizim gittiğimiz bu yerde alkol satılmıyor ve denize sıfır, balıklar taze ve fiyat uygun. Bizim gibi salaş ve açık hava sevenler için bundan iyisi Şam'da kayısı yani :) Çinokop zamanıymış, ızgara çinekop çok başarılıydı. Birde rokalı salata, oyy amanıın :))

Anadolu yakasına geçen motorların hemen ilerisinde olan mekanımız Galata köprüsüne (fotodaki ışıklar Galata köprüsü) bakıyor, tam denizin yanında. Gece ve cep tel. çekilmiş kötü fotoğraflar için üzgünüm :( Bir daha kısmet olursa gündüz gittiğimde güzel fotolar çekerim inşallah.


Çinokoplarımız



Ordan çıkıp yazlık mekanımız Fındıklı'ya gittik. Yine çok insan az araba :) 1 arabaya kızlar doluştuk, e başka arba yok, çocuklar Karaköy'den Fındıklı'ya yürüdü, nedir yaaw yakın zaten hihihi :)

Fındıklı parkının ordaki mekanımızda oturduk dışarda, yine gürültülü, yine bir dünya çay eşliğinde :) E saat 12:30 oldu beyler bayanlar, haydi evlere artıkkk :)

23 Kasım 2010 Salı

İkea kahvaltı ve hamburgerrr :))

Geçen haftasonu bayramın bitmesinin verdiği yasla, canım kahvaltı hazırlamak istemedi :) Kocimde İkea'ya kahvaltıya gidelim diyince onu kıramadım eheheh :))

Bu bizim klasik İkea kahvaltımız, sıcacık simit de çıkarmışlar bu sefer, offf :) Bitiremedik tabi biz bunları, göz açlığı çok fena bir şeydir :) 



 Gezmedik bu sefer kahvaltı yapıp çıktık, tehlikeli sularda yüzmek istemedim :)

Ama girişteki bu yeni oda çok ciciydi, canım izleyicilerimle de paylaşayım dedim.


Bu da odanın devamı, çok ciciii


Dün akşam kapı çaldı, Sedoş (elti), abla hamburger yaptım beenn diyo, ailecek sevinçle karşıladık :))  Yediğim en iyi ev yapımı hamburgerdi, sos falan da vardı içinde süper oldu valla :) Kocim gelmeden ikisini de yiyecektim ve hiçbir şey olamamış gibi davranacaktım ama durrr dedim kendi kendime :))


Allah'a emanet olun kızlar.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Bayramda doğa tatili :)

Geçen postda dediğim gibi, bayramın 2. günün gecesi ekipten bir çift arkadaşımızla bizim köye gittik. 2 gün 2 gece çok güzel tatil yaptık çok şükür.

Bizim canımız köyümüz... Aslında tanıtımına karşıyım kendi köyümüzde kendi ılıcamıza giremediğimiz için ama siz yabancı değilsiniz, bekleriz :) Köyümüz dağların eteğinde, İznik gölü'nün dibinde, zeytinliklerle dolu (köy Gemlik'e yakın desem daha net anlaşılır heralde zeytinlik durumu), yemyeşil, güzeller güzeli bir doğal ılıcaya sahip şirin bir köydür.

Ben çok uzatmadan fotoromana geçeyim.

Sabah kahvaltıya Ilıca'mıza gittik, hava da şansımıza miss. Kocimle arkaşımız yüzdü, tabi su ılık. Bu sene Kasım ortası hala sezonu kapatamadılar :)


Teyzecim bize yardımcı olmak için yanımızdaydı sağolsun, sofraları kurdu topladı, bulaşıkları yıkadı canım yaa :)

Ilıcada gecede mangal yaptık ama karanlık olduğu için çekemedim :)

Ilıcamız böyle muhteşem temiz, birde su ılık olduğu için, hava soğuyunca böyle üstünden dumanlar çıkıyor, hele akşam üstü görmeniz lazım, sallarıyla Orta dünyadan Elf'ler gelecek gibi muhtşem ve masalsı duruyor.
Fotoda çok sığ çıkmışda, insanın boynuna kadar falan derin yerleri, süper yüzülüyor yani :)


Burda kuru yaprakların içindeyim :) Bu arada çok şıkım di mi eşrortmanlarımla :) Napayım doğaya vermişim kendimi. Üstümdekiler, Bershka uzun gömlekimsi, pazardan yıllar önce aldığım süeter, Adidas eşortman, birde şal :)



Buda kaynak suyu,(İznik gölünün yanında) çok sıcak bu su, yapraklarda sararmış, birde ağaçtan süzüle süzüle düşmüyorlarmı off...



İznik gölü. Yeni keşfettiğimiz, sazlıkların arada saklanmış iskele.


Dayanmadık 2. gün yine ılıcada huzur dolu kahvaltıdan sonra aşık olduğumuz bu yere geldik. Gölün heryeri güzel ama bu sotede evler ve İngiliz bahçeleri gibi bahçelerinin bitiminceki iskele, insanı huzura kavuşturuyor, bide güneş vuruyor ılık ılık, zor vedalaştık.


Gerçek bu, netten değil foto :)


Köyden dağlara çıkarken hava muhteşem ışık oyunları yapıyordu, fotolara tam yansıyamamış malesef ama sahne ışıkları gökten göle dönmüş gibiydi :)



O kaa yürüdük, mamik zamanı :)


14 Kasım 2010 Pazar

Doğumgünü kutlaması

Dün akşam arkadaşımızın doğum günü için Beyoğlu'nda Tramvay cafeye gittik. Taksim'de en sık gittiğimiz cafelerden biridir.

Çok açtık gittiğimizde, yemekleri de güzel olur buranın :)

Közlenmiş patlıcanlı ızgara tavuk :) Tavukların altında közlenmiş patlıcan var ki bayılırım ben şahsen. Patates kızartması, salata ve otlu - yoğrtlu süper sos :) Başarılı, çok başarılı :) arka planda Ice Tea limon, en sevdiğim :)




Barbekü soslu tavuk. Salata, közlenmiş soğan, pilav, patates kızartması eşliğinde :) Kocimin seçimi


Bayram için ekibin bir kısmı memleket yollarına düştü, hatıra bir kare, az sonra pastanın mumu doğumgünü kızından önce başkaları tarafında üflenecek :))


Ben camları silmeye gider kızlar :)

Allah'a emanet olun...