haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2012 Pazartesi

Durum güncelleme

Geçtiğimiz hafta pazar günü bizim ekibin son üyesi Bade'yi ziyarete Kozyatağı'na gittik. Çok tatlı yeni bebişimiz de maşallah.

Arada birde o taraflarda oturan büyük amcamıza da uğradık (Mimi'nin amcası yani :)

Sabah geç olmadan yollara düştük, kahvaltıyla uğraşmamak için İkea'ya gittik. Tabi pazar günü Nazi kampı gibiydi, bildiğin üst üste kahvaltı yaptık :)

Klasik İkea kahvaltımızı hızlıca yapılıp yollara düştük


Daha minikken pusetinde hemen uyuyan Mimi artık dışarı bakmayı tercih ediyor.


Annee şu perdeyi çeksen de görsem dışarıyı, uyumuyorum görüyosun :)


Ayrıca cumartesi günü Mimi 5 aylık oldu, artık havalar da iyi olduğu için hergün sokağa kapının önüne çıkarıyorum biraz güneş görsün diye. Gerçi gözüne güneş gelmesinden hoşlanmıyor ama :)

Hemen kombine geçelim

Modakolik'ten aldığım bluz ve pantalon eteği giydim.



 
Dün de kocim çalışıyordu ben de ablam ve teyzemle Forum İstanbul'a gittim, jet hızıyla tabi çünkü uyku saati gelen Mimi'yi babannesine bırakmıştım :) Zaten ebebek'e girip çıktım ve Forum İstanbul'a gitme amacıma dönüşen  Krispy Kreme doughnut'cuya gittik. Biliyorum bu obez Amerikalı çörekleri pek sağlıklı değil ama çok güzeller yaw, bağımlı oldum resmen :) E tabi foto çekemeden bitiyorlar:) Bi elmelı olsa da yesek diyor ve kaçıyorum :)

Foto netten alıntı



11 Temmuz 2011 Pazartesi

Yine İkea

Cumartesi günü Mimi'yle randevumuz vardı. Bakırköy'deki doktordan çıkınca kocimle İkea'ya gittik. Balkon için düzenleyici bir dolap gerekiyordu. Baya bi gezdikten sonra bu düzenleyiciyi aldık. Arka balkonumuz çok şık oldu; kışlık ayakkabı kutuları, temizlik malzemeleri, kağıt havlular vb. artık yerleşik düzene geçtiler :)) 

Fiyatı 55 TL

Ufak tefek şeyler de aldım (bardak, un eleği gibi) ama çok yorulduğum için abartmadım :)

Yaşasın İkea mamaları :)) İkea köfteler benim, bu az porsiyon olanı bide, tam olanı bitiremiyorum ben.

Kocimin baharatlı somonu ve soğan halkaları.


Şalım, hırkam hatta içindeki bolero (incecik bir atlet+uzun kolu bolero var içimde) yeni. Yeni ciciler aldım ama henüz üşenip fotoğraflayamadığım için bir dahaki posta inşallah.

Hırkamın üstündeki aynı tonlardaki çiçeği ben yapmıştın önceden. Hemen taktım broş olarak :)


İkea aynasında foto :)

 Terliklerim çok belli olmamış burda ama puantiyeliler :) Pantalon eteğim geçen seneden. Hala giyebiliyorum çünkü çok bol :)


Herkese hayırlı haftalar dilerimm.

3 Temmuz 2011 Pazar

Düğün

Bizim bekar kalan son çocuklardan birini daha dün evlendirdik :)

Düğün Eyüp'te camide oldu.

Tesettürlü olmak ve düğün sorunsalından daha büyük sorun; tesettürlü ve hamile olup düğüne gitmeye çalışmaktır :))

Mango'dan kışın aldığım bu eteği ince olduğu için yazın giyecektim göya ama çıkan göbekle zor oluyor diye tercih etmiyorum :) Düğün için giydim, üzerine burada yazdığım, cuma pazarından aldığım kahverengi body ve aynı tondaki vintage şifon bluzumu giydim. Eşarbım krem tonu, kahverengi puantiyeli. Çantam da kahverengi :)



Bizim kızlar.


Gelin-damat ve bizim tüm ekiple olan fotolar bizde yok çünkü bizim çocuklardan biri profesyonel fotoğrafçı, dolayısıyla bizim düğünü ve bütün ekibin düğünlerde fotolarını o çekti :)) Ondan alıcaz artık biz yine.

Düğünden sonra gece yaz gecesi mekanımız Fındıklı Parkı'na gittik, yine sohbet muhabbet derken, gece 3'te eve geldik, hala çok yorgunum kiiii :)

Bu arada bizim ekipten kızlardan biri bebek bekliyor, artık kısmetse 2. bebişimiz de geliyor inşallah :)

19 Haziran 2011 Pazar

Haftasonu

Bir haftasonu özeti yapayım :)

Cuma günü babamlarla balık yemeğe gittik. Ailecek hastasıyız balığın :) Uskumru, haftada en az 1 gün balık yiyorum. Bak canım çekti şimdi :)


Cumartesi liseden arkadaşlarım kızlarla buluştuk. Daha önce bize geliyorlardı, burdaki yazımdaki gibi, bu sefer dışarda buluşalım dedik.

Kızlardan birin 1 küsür yaşına kızı var. Allah'ım çocuklar ne kadar zor, bir kez daha gördüm :)

Önce sevdiğim mekan Beyoğlu Tramway Cafe'de buluştuk. Yemek yiyene kadar bebek zor durdu, kalkıp dolaşmak istiyo sürekli :))

Tramway'dan çıkıp yürüdük, Özsüt'e girdik.

Özsüt'de Kup Akdeniz dondurma yedim. Çok başarılı buldum ben şahsen, şiddetle tavsiye ediyorummm :))Fotoyu sitelerinden aldım. Bebişten foto çekmeye fırsat kalmadı :)))

Muhteşemmm :)))

Bizim bebiş Taksim'in korkunç kalabalığından sıkılıp çıldırınca Beşiktaş'a indik. Deniz kenarı gezimizden sonra kızlarla ayrıldık ve ben tekrar Taksim'e döndüm çünkü aynı gün ablamın doğumgünüydü :))

Kocim de geldi, ablamın doomgününü kutladık :) Burda yazdığım Body Shop duş jellerinin yanında birde bu somon - beyaz bilekliği yapıp hediye ettim. Çok cici oldu :))



 Bu tuniğimi çok seviyorum. Atmoshpere marka, geçen yıl Fatih'den almıştım. Elbise tabi bu ama biz malum tunik olarak kullanıyoruz :)) Tunik şifon, altında astar var, ön kısmı fırfırlı, etek kısmı pili pili :))

Fesleğenle ben :)
Taksim'den sonra, bizim çocuklardan biri Beylikdüzü'nde oturuyor, orada toplaştık cümbür cemaat. Sohbet muhabbet gülmeler derken zaman nasıl geçtiyse artık, sabah 4'te eve girdik :)) Sabaha karşı İstanbul trafiği çok muhteşem oluyor :) Bugün evdeyim artık, dinlenme vakti, dün kaç km yürüdüm bilmiyorum :))

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Yılın ilk pinkiği :)

Fotoları kocimin telinden geç alabildiğim için anca yazıyorum :)

Cumartesi akşamı kocimle yürüyüşe Bayrampaşa'daki Adapark'a gittik. Pazar günü de aynı parka biricik ve geniş ailemizle sabah pikniği yapmaya gittik.

Adapark'ta masa bulmak için erken kalkamak gerekiyor. Çünkü çok fazla masa yok ve 8 gibi fln gidilirse anca yer bulunur, ki bizim için mümkün olmayan saatler bunlar :) 9 küsür gibi kayınpederim aradı, hadi diye, sağolsunlar mamikleri hazırlamışlar, bizim ve kaynımgillerin :)) teşrifi bekleniyor :)

Tabi arabaya doluşarak yaşamaya alşığız ama 6 kişi, eltimin 3 yaşındaki kızıyla 7 oluyoruz, e teknik olarak 8  kişi olduğumuz için eskisi kadar sıkışmaya gelmiyor. Ama yakın mesefa diye (10 dakika kadar arabayla) idare ettik.


10 gibi gittik. E tabi masa bulamayınca çimenlere kurduk soframızı, çok da güzel oldu :))



Adapark güzel ve çok geniş bir park, yürüyüş için tercih ediyoruz, çocuklu aileler için de çok uygun bir yer.

Eltim ve kayınvalidem, bide küçük cadımız, eltimin kızı Sevgi, ağaca tırmandırmaya çalışıyorlar :))


18. hafta itibariyle kilo almışım sanırım, bu foto beni şok etti :)) Aslında tartıda pek çıkmıyor ama, amannn neyse artık :))



Şal, birkaç hafta önce cuma pazarından almıştım, üstü koyu, altı açık yeşil 10 TL
Pantalon, LCW hamile pantalonu, şundan 40 TL
Tunik, Berjka. 2 yıl önce almıştım.

Eve gelince de canım balık istedi. Kocim balık yaptırdı getirdi hihi :))

Yaşasın deniz çupralarıııı !!!!


Allah'a emanet olun kızlar.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Haftasonu

Haftasonu Mimi ile randevumuz ve Bakırköy turumuzdan sonra akşam bizim ekiple buluştuk Dolmabahçe'de. Bizim yıllardır yaz aylarında gittiğimiz mekanlardandır. Zaten dikkat ettim 10 tane mekan gittiğimiz, dönüp dolaşıp onlara gidiyoruz :)) Olsun mühim olan muhabbet, dostlarla birlike olmak.

Foto netten, akşam gittimiz için çeksem de güzel çıkmazdı. Güzel mekandır sıcak yaz akşamları için, Boğaz kenarı tam, süper manzara.


Bizim 15 kişi ve yaş ortalaması 30'a yaklaşan grubumuzda ilk bebiş mevzusu olduğu için, herkes bizden daha heycanlı :) Karnım acıktı diyorum, seferberlik ilan oluyor :)) Gecenin ilerleyen saatlarinde Dolmabahçe'nin rüzgarında donduğumuz için Şişli'de arkadaşlardan birinin evine gittik, bu sefer komşu falan gelmedi gürültüye :)

Gece 1'de artık ben uyuklamaya başlamıştım. Tabi nerde bende o eski dayanıklık, iyi bile duruyorum gerçi :)) Güldüm güldüm yoruldum tabi, 1:30gibi eve bıraktı çocuklar, bayılmak üzereydim nasıl yattım bilmiyorum :))

Pazar günü de karşıya geçtik, Küçük Çamlıca'da Sevgi Bahçesi diye bir çay bahçemiz var, oraya gittik. Su içiyorum ama ben :) Düğün, nişan falan da yapılıyor burda, açık hava, ferah, çok şirin bir mekandır, tavsiye ederim.

Böylece bu hafta sonu biraz gecikmeli olarak yazlık mekanlarımızı açmış olduk :) Açık hava mekanları özellikle tercih etmemizin sebebi, çok kalabalık olduğumuz ve sürekli konuştuğumuz için, ses dağılsın da, milletin huzuru kaçmasın yani :)

Ne zamandır canım çok balık istiyordu, bizim balıkçı Çamlıca'da da bir şube açmış, oraya da gittik, süperdi balıklar, denizin bir kısmını yedik bildiğin :) Çok mutluyum, hatta olsa da yesek şimdi :) Ordan Ümraniye'de oturan arkadaşın evine gittik, gece döndük eve.

E hafta sonu çok yoruldum, hafta içi dinlenirim artık :)

Sevgiler, Allah'a emanet olun kızlar.

20 Şubat 2011 Pazar

Haftasonu gezmeleri ve Aşk Tesadüfleri Sever

Pazar gecesi itibariyle oldukça yorgun ve sabahlar olmasın modundayım. Klasik..

Cumanın çabuk gelme ihtimalini sevmek.. :)

Haftasonu özeti yapayım :)

Cumartesi bizim çocuklarla Küçük Çamlıca'da buluştuk. Mekanın adı "O Ağacın Altı" Ne güzel değil mi? Bayılırım ben bu şarkıya. Gittiğimiz mekanın mı yanındaki mekanın mı adı tam görmedim karanlıkta ama müthiş isim bence.

Çamlıca zaten çok güzel. Fekat soğuk tabi içerde oturunca biz, malum bizim 12 kişilik kalabalığın vereceği geçici rahatsızlık :) Huzur ortamlarını daha fazla bozmamak için fazla durmadık :)

Anadolu yakasındaki favori kuru fasülyecimiz Çömlek'e gittik.  http://www.comlek.com.tr/index.asp

Websitelerinden aldım fotoyu. Böyle bir kuruları var ki tavsiye derim. Ki ben kuru sevmem normalde :)


Sonra  gece "Aşk Tesadüfleri Sever"e gidelim dedik.

Ümraniye Meydan Alışveriş Merkezi'ne gittik sinema için. İlk kez gidiyorum. Büyük ve güzele benziyordu gerçekten, gezemedik ama :)

"Aşk Tesadüfleri Sever", bence şişirildiği kadar güzel değil açıkçası ama oyuncular çok başarılı :))

Sinemaya gitmeye gerek yok, DVD'si izlenir ama bak :)

Filmin şarkıları muhteşem, yönetmen Ömer Faruk Sorak olunca tabi çekimler de gayet güzeldi,  duygular çok çok güzel verilmiş. Ama hikaye bi vasattı sanki. Ancak duygusal bir modunuzdaysanız ağlama ihtimaliniz yüksek. Ben ağlamadım ama çok moralim bozuldu :( Duygusal bi insanım da :) Filmin sonunu beklenmedik ama vurucu bir final tüm filme muhteşem demek için yeterli değil bence. Öff çok fena eleştiri yaparım yawww :)))

Beklentileri düşük tutmak bize daha mutlu bir hayat sağlar demişmiydim :)
Sinemadan çıkınca Ümraniye'de oturan çiftimize gittik. Tabi 10 kişi hırsız - polis oynarsa eğlence tadından yenmiyor :) Allahım bu yaşta neden böyle şeyler yapıyoruz çocuk gibi, bu genç ruhlarımız nolcek böyle hiç bilmiyorum :p Saat gece 2:30 olmuş, komşuları azad ettik ve evlere dağıldık artık :) Tabi gidip yatana kadar 4 oldu saat, sabah bildiğin artık yani.

Pazar günü de, bizim çocuklardan biri, sözlüsüyle tanıştıracak bizi. Birden sözlendi, biz tanımıyorduk henüz. Önce kuzeni ve bizle tanıştırmak istedi. Yavaş yavaş alıştırıcak heralde kızı :)

Yeni müstakbel gelinimizle tanışmak için sabah 10:30 aradı bizi. Biliyor tabi bizim uyuyacağımızı :)Kozyatağında oturan çiftimize geçtik. Kahvaltı ettik güzel güzel uzun uzunn. Fotolar cep tel. olduğu için kötü tabi.



Sohbet muhabbet derken saat 3'te gidip mantı aldılar, ev mantısı bide onu pişirip yedik. E  tabi sarımsaklı yoğurt, zaten uykusuzum gözlerim kayıyooo benim hehe :))

Kalktık akşam, kocimi metrobüse bıraktık çünkü BJK - Fener derbisi var. BeşiktAŞK'lı kocam maça koşuyor. Havanın ne kadar soğuk olduğunu bir önemi yok, aşk işte :)

Beni eve bıraktılar, Seda'lardan (elti :) film aldım, bayılmazsam bir yandan çamaşır yıkayıp bir yandan ütü yapıp bide arada film izlemeyi düşünüyorum. :)

Umarım yarınki pazartesi kendini pazar sanar :) Hepinize hayırlı haftalar dilerim kızlarr :))

12 Şubat 2011 Cumartesi

Cuma akşamı organizasyonları :)

Hızlı bi buluşma hikayesi:

Cuma günü gtalk'ta dokuztepem ve tesetturasktircigimla konusuyoruz. Dokuztepem'e dedim ki, gelsene sen ya bu aralar İst.'e, Eminönü'ne gideriz, hiç malzeme kalmadı bende. O da, evet ya geliyim ben yarın dedi.

Bu çabuklukta cidden mevzu !! Komşuya gider gibi :)) Bir kez daha takdir ettim dokuztepem'i.

Haber bekleyin, büyük ihtimal yarın gelirim buluşuruz diyince içimizi bir sevinç kapladı. Oyeyyy :))

Derken bizim kızlardan biri aradı, akşam iş çıkışı Beşiktaş'ta toplaşalım diye. Ok dedik. Akşam biz önce kocimle buluştuk Beşiktaş KFC'de yemek yerken, her gelen çift bir yandaki fast food'da yemek istediği için sıraya KFC, Pizza Hut ve Burger King'e gittik, çok komik ya 3'üde tam yan yana, sırayla ordan oraya geçiyoruz :))

En son Burger'da 13 kişiye ulaşınca kalktık yine tam yandaki Starbucks'a (Beşiktaş'ta kapalı alkolsüz mekan sorunsalı), bir girdik korkunç içerisi, bizim ekibin sığacağı gibi değil, bide bi sevimsiz böyle.

Kaçarak uzaklaşırken tam kendimize göre bir yer bulduk :)) Çarşını girişinde (Mc Donalds'ın olduğu giriş tarafta) salaş kahveler var. Gençken (üniversitedeyken :) giderdik bizde. Girdik oraya, kış bahçesi yapmışlar. Kimse yok, e o kadar kişiden haliyle baya gürültü olduğu için, kimsenin olmaması bizim için süper hareket :) Kalabalıksanız ve Beşiktaş'ta yer arıyorsanız, tavsiye ederim.

Bu arada telefon sarjım bitti bitecek, tesettüraşktırcım arayıp, yarın 12'de Kahve Dünyası'nda diyebildi o arada :))

Mekandaki ablaların, sürekli bişiler ikram etmesi ile birlikte saat gece 1 oldu. Çok eğlendik biz sizin konuşup gülmelerinizi dinlerken diyip bide hesabın hepsini almadılar :) Demek ki artık kısmetse hep gidicez biz oraya  :)

Tabi bu arada kızlar için bir şeyler almaya hiç fırsatım olmadı, evde de hiç malzeme kalmamıştı bişiler yapıcak :(

Neyse, süper buluşma postu isee, bir sonraki posta inşallah :)

Not: Cuma akşamı, akşam ezanı öncesinde başlayıp sonrasında da devam ederek yüzlerce kuş Beşiktaş'ta bildiğiniz show yaptı. Herkes durmuş izliyordu. Anlatamam, nasıl akrobasi gibi gökyüzünü kaplayıp ordan oraya dans gibi hareketler yaptılar. En son Sinan Paşa Cami'sinin avlusundan gördüm, telefonla çekebildim, prof. bir fotoğrafçı olsaydı görsel şölen olurdu.

Bütün gökyüzü belirli harekeleri yapan kuşlarla dolu



31 Ocak 2011 Pazartesi

Haftasonu

Pazar günü teyzemi Forum İstanbul'a götürdüm. Hava bu kadar soğuk olunca başka bir alternatif kalmıyor tabi. Aman Allah'ım o ne kalabalık! Sanırım İstanbul nufüsünün kaydadeğer bir bölümü h.sonunu alışveriş merkezlerinde geçirdi. Ne kaa mantıklı bir iş yapıyormuşuz h.sonu AVM'ye gitmeyerek, tekrar fark etmiş oldum :) Yaşasın kışın arkadaşların evinde toplanmak :)) Bu hafta teyzoşumun misafirliği sebebiyle ekibin, evde iç hazırlayarak yaptırdıkları pide partisine katılamadık :)

Forum İstanbul'da her mağzada çok indirimler vardı, H&M'de gözümüm kaldığı bazı şeyler oldu ama hiiçç bişi almadım. Takdire şayan davranış :) 1 - 2 saat dolaşıp döndük. I love "window shopping" :)

Ve eve gelince bişii çarptı gözüme. Kocim nikaha gitmişti, nikah şekeri getirmiş. Kelebek ve tüle sarılı lavanta vardı. Malum bende kumaş olmadığı için böyle bulduğum şeylerden bişeyler yapıyorum.

Nikah şekerlerini kendi çıkarlarım için kullandığım için üzgünüm ama yeni evli çiftimize mutlulular diliyorum eheh :)

Tülün içindeki lavantayı minik bir kutuya koyup banyayo koydum, tülünden de çiçekcan yaptım :)

Tül çok ince olduğu için diğer şekillerde olmadı, yuvarlak kesip kenarlarını biraz yaktım bende. E tabi geridönüşümcü umduğunu değil bulduğunu kullanır eheh :))



Kelebeği de, sade bir tacım vardı, altına kurdela sarıp kelebeği silikonla yapıştırım. Çok cici oldu :)


Birde keçeden minik kalbim vardı boşta, minik bir broşcuk oldu bu da.




Ayrıca teyzoş bana atkı örüyor hihi :) Bizim burda tuhafiye tadında bir şey var. Oradan ip aldık. Pek çeşit yok, en beğendimi aldım. Şimdilik bu kaa, Allah kısmet ederse bitmişini de eklerim.


 
Allah'a emanet olun kızlar.

17 Ocak 2011 Pazartesi

Haftasonu, paintball ve balıkçı

Pazar günü yapan sağnak yağmur ve soğuğa rağmen, anne sözü dinlemeyen çocuklar gibi paintball oynamaya gittik.

İçimizde paintball aşkı bambaşka demek ki :)) Bide taaa Yeditepe Üniversitesi'nin oraya, süper uzak, hatta bildiğin şehirdışı bizim için. Bide mekan aynı zamanda köpek çiftliği, Allah'tan köpekten korkmuyorum.

Foto çekemedim ama daha önceki paintbal yazımda vardı :) Bu sefer daha çamurluydu hayat tabi :)

http://yemyesildeniz.blogspot.com/2010/10/paintball.html

Ama perişan oldum arkadaş ya. Hala kafam bi dünya, insan çok yoruluyo, bide saatlerce üşüyünce, normal yani. 30 yaşına geldik halimize bak, oyun peşindeyiz hala :) Yok yok, bizimkiler geldi 30a, ben daha 27 sayılırım :)

Ordan çıkıp bizim Kadıköy'deki balıkçıya gittik.(http://yemyesildeniz.blogspot.com/2010/12/bu-hafta-kadkoy-balkcs.html) Rıhtımdaki Murat Muhallebici'sinin sokağından girince ilk sağdaki mekan. Gerçekten lezeetli ve fiyatları uygun bir mekan.

İstavritler, mezgitler, bilumum balıklar... Salata dışındaki bişii çekemedim, ellerim müsait değildi :)



İstavrit yedik biz kocimle, çok güzeldi. Saatlerce balıkçını üst katını, 10 kişi istiyla etikten sonra Fenerbahçe'deki (nam- değer "Cadde" :) Kahve Dünaysı'na gittik. Sıcak muhabbetimizle, benim ayaklar anca çözülmeye başladı :)

Cep tel, kötü foto :)



Gece 11de kalktık eve gelip temizlenip yatana kadar saat 1 küsür olduğu için, bugüne Allah kerim. Sağlam bir dinlenme ümidindeyim inşallah.

Allah'a emanet olun kızlar.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Eyvah Eyvah!!! 2 :)

Kızlar, biraz gülmek ve her şeyi unutmak istiyorsanız size süpersonic bir tavsiyem var :))

Eyvah Eyvah2 :)


Cuma akşamı iş çıkışı tayfayla Eyvah Eyvah 2'ye gittik, en arka sıraya 8 kişi kurulduk. Film çıkalı en az 1 hafta oldu sanırım, son koltukları aldık yani, hala fulldü.

Ben 1.sini de çok beğenmiştim. Oyuncular çok sıcak, film çok sıcak, samimi ve komik, müzikler enfes, efektler süper, ama zaten Ata'nın mimikleri yetiyor :)


Hiç küfür içermediği için ailecek izlenebilir.

Ata'nın hazır 1. tuttu 2'yide yapayım da parayı kazanayım kafasıyla yapmadığı çok belli. Şöyle ki, 1. ve 2. tek film gibi. 1.nin bittiği yerden birkaç gün sonrasından 2. başlıyor.

3.ü olmayacakmış, bence de isabetli bir karar, ama Ata Demirer'den aynen böyle sıcak, komik ve güzel filmler bekliyoruz :)

Ata Demirer'i, Demet Akbağ'ı ve tüm ekibi tebrik ediyorum, ellerine sağlık diyorum. Olur ya belki okurlar blogumu, bir teşekkür etmedi olmasın :))

10 Ocak 2011 Pazartesi

Elmalı irmik tatlısı - ortaya karışık post

Selamlar kızlar.

Film, pide ve elmalı irmik tatlısı tarifli konularıyla, karışık bir postumuz oldu :) Sıradan başlıyım :)

Cumartesi gecesi Said Nursi Bediüzzaman'ın hayatını konu alan "Hür Adam"a gittik. 2 saat 40 dakikalık bir filmdi, oldukça uzun. Bence sürede çok daha akıcı, çarpıcı, asıl meseleleri daha iyi veren bir film yapılabilirdi. Belkide beklentimiz yüksekti, bilemedim. Ama güzel yerleri de vardı.

Filmden gece 12 gibi çıkıp bizim eve geldik ekipcek, 7 kişi. Ben de bize gelinme ihtimali oluduğu için, çılgın cumartesi temizliğime ara verip tatlı yapmıştım, onu yedik :)

Elmalı irmik tatlısı. Çok başarılı tavsiye ediyorum ve tarife geçiyorum.




Minik tepsideki tatlımız



Dr. Oetker'in hazır irmik tatlısın arkasında tarif vardı. Ama ben onu değiştirdim. Çünkü dio ki, el kadar irmik tatlısını tepsiye dökcekmişiz, elmayı koyup bide bir kat daha üstüne dökecekmişiz, ayol alt tarafı 4 kaselik tatlıyla nası olcek o iş? Dedim bırakk, ben kafama göre takılıyım, Dr.Oetker'in benden iyi bilecek hali yok hehehe :p

Çook güzel, çok hafif ve pratik oldu. Tavsiye ederim.

Malzemeler
1 paket hazır Dr. Oetker irmik tatlısı ya da kendi yaptığınız sütlü irmik tatlısı (acelem var diye hazırı kullandım)
2 adet iri elma (ya da minik 3 :)
1 tatlı kaşığı tarçın
1/2 su bardağı ceviz içi ya da fındık/badem
7-8 sade petibör bisküvi


Yapılışı

- Dr. Oetker irmiği paketteki tarife göre hazırlayın.
- Tatlıyı küçük bir tepsiye düzgünce dökün, (15 cm kadarlık)
- Elmaları soyup rendeleyin, tavaya alın (şeker eklemeyin, çok fazla tatlı olur), tarçını ekleyin ve elmalar suyunu çekene kadar pişirin.
- Bisküviler ve ceviziçini (evde badem ve fındık vardı onları kullandım) iyice rondadan geçirin.
- Tatlının üstüne dökün
- Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra afiyetle yiyin :)

Not: Ertesi güne dolapta saklanınca daha güzel olıyor sanki. Kalan bir parçayla test ettim, onayladım :))

Pazar günüde Bahçelievler'deki arkadaşlarımıza gittik. Yemeğe gelin dediler, dedim emin misiniz, ekibin sayısı belli :) Ama gardlarını almışlar, iç hazırlayıp pide yaptırmışlar, kalabalıklar için idael bir ikram bence. Mevlüt okuturken falan yaptırırlar ya, 11 kişiyidik bizde zaten :)  Foto çekmeye imkanım olmadı, pidelerin masaya gelmesiyle, daha havadayken tabaklara dağılması bir oldu :) 3 gündür açızzz sesleri eşliğinde :))

Foto internetten alıntıdır. Ama tam olarak böyle pidelerdi. Lahmacun, pide yapan fırınları seviyoruz. Birde içi kendin hazırlayınca, temizliğinden emin olmak çok süper :)

Sevgiler


3 Ocak 2011 Pazartesi

Haftasonu

Yine bir pazartesi, haftasonu geçti.. Cumartesi arabalara doluşup arkadaşımıza kahvaltıya gittik, Ümraniye'de oturanlara :) Pazarda Sedalara kahvaltıya gittik :)

Cumartesi akşam da ekipce Atşehir'e Palladium alışveriş merkezine gittik, martılar içerde uçuyomuş gibi di mi gerçekten :))


Palladium'da da uzun etek arayışlarım devam etti, ama ya güzel değil ya tam tesettüre uygun bileğe kadar değil ya da 100 tl ve üzeri olduğu için hüsrana devam..

Cumartesi kahvaltıya 1'de gittiğimiz için açlıktan bişi çekemedimm :))

Pazar Sedoş'lardaki kahvaltı. Önce Nutella severler için geliyor bir koca kavanoz Nutelle aşkınaa :))



Sedoş'un yaptığı kreplerr

 


Yaa çekilişle canım arkadaşımdan gelen hediyeleri foto çekip yayınlayamadım daha :( Allah kısmet ederse yarın  süper hediyelerimi yayınlıycam :))

Sevgiler

25 Aralık 2010 Cumartesi

Komşuda pişer bize de düşer :)))

Cumartesi gününü çılgınca temizlik yaparak geçirmiş bulunmaktayım. Çok yorgun ama mutluyum :) Şimdi oh mis gibi temiz oturuyoruz. Bu saadet ne kadar sürer bilmiyorum ama :) Bu saatten sonra bir yere gidemeyeceğim, anca dinlenirim kısmet olursa.

Bugün Seda'nın misafiri geleceği için mamikler yapmış, sabah da bize verdi (sabah dediğim 12) kahvaltıda yedik bizde :)
Komşuda pişer bize de düşer modu hihih :))
Poçalar



Patates püresinin üstüne mayonez-yoğurlu havuç ve dereotu. Tarifi de vermiş oldum böylece :))



Eminönü'nden aldığım kalpli muffinlerle yaptığı çikolatalı muffinler :))

Tarifi bu yazımdaki tarifle yaptı, ilk defa yapmasına rağmen çok başarılıydı. Gayet de güzel kabarmış, yalnız bu tarifle aslında 13 muffin kabı çıkıyor. 12 kaba bölüştürünce biraz coşmuşlar :))  18 dakika pişirmiş, onun için içleri yumuşacık, çikolatı çikolatı kalmış :))