2 Şubat 2012 Perşembe

Bebe babanneye anne kartopuna :)

Çok güzel kar yağdı kaç gündür. (Allah soğuktakilere yardım etsin) Çocukluğumdan beri böyle günlerce yağan kar hatırlamıyorum. Bizim sokak Uludağ'a döndü. Çok seviyorum heryerin beyeza bulanmasına, huzur veriyor bana.

E bebemiz var diye bu zevkten mahrum kalamazdık :) Babannemiz bize gelince Mimi'yi bıraktık ve eltimlerle kartopu oynamaya çıktık.

Ohh çok güzeldi valla :)

Bizim sokak kar altında


Melebaa :)


Meşhuur eltimgiller :))



28 Ocak 2012 Cumartesi

son günlerde...

Haftaiçinde yine Mimi'yi babannesine bırakıp Forum İstanbul'a gittik. En fazla o kadar uzaklaşabiliyorum :)) Forum İstanbul'da Ebebek var, genelde oraya gidiyoruz. Bol bol bebe bezi, mendil falan alıyoruz :) Bu sefer Mudo indiriminde de faydalandık :)

Ne zamandır istiyordum hasır çamaşır sepeti, %30 indirim vardı, 70 tlymiş 48e aldık. Çok mesudum :)

Bunu aldım, büyük boy sepet, foto netten.

Ayrıca Mothercarede süper indirim vardı. Annelere duyurulur :)

Dünde kar kıyamete rağmen azimle kocimin arkadaşı eşiyle geldi oturmaya, bebe ziyaretine :) Onlar içinde browni yaptım yine, hem kolay hem lezzetli, tarif burda. Foto güzel çıkmamış malum foto çekmek için 1 dakika fln ayırabiliyorum :) ama tadı iyiydi :)



İşte babannesine gitmeye çalışan Mimi :)  Fotoğraf kaldırıldııı

24 Ocak 2012 Salı

Bugün 3 aylık olduk

Evet sevgili teyzeler, bugün 3 aylık olduk çok şükür :)
3 aylık kontrolümüze cumartesi gitmiştik, iyiyiz çok şükür.

Yalnız benim cumadan beri burnum akıyo ve tıkanıklık var, arada hapşurma tabi. Ben de maskeyl dolaşıyorum evde operatör doktor tadında :) Kaç gün bir şey olmadı bugün Mimi de hapşuruyor (normalde de hapşırır zaten ama bugün çok hapşırıyor :( Neyse öyle her şeye evham yapmıyoruz, anne sütü alıyor, Allah korur inşallah diyoruz.

Pazar günü arkadaşımızın evine gittik. Normalde Mimi kalabalığa alışık malum babanneler, amcalar sık sık birarada oluyoruz, arkadaşlarımız da kalabalık defalarca gitti daha önce. Fakat bu sefer bir ağladı bir ağladı, zor sakinleştirdik, hiç böyle yapmazdı. Gerçi ev aşırı kalabalıktı, normalde 15 kişi oluruz bu sefer sanırım 19 kişi vardı :) Tüm kalabalığın içine sokmadım, başka bir odadaydı ama tabi yanında biraz insanlar vardı. Heralde yabancılamaya başladı ya da korktu. Arkadaşım da bebek beklediği için (1 ay kadar kaldıi çok heycanla bekliyoruz prensesimizi :) evde bebek arabası vardı, ona koyup odada dolaştırınca sakin kalabildi. Eve geldik agular gülücüklere döndü bizimki :)

Giderken bu posttaki cevizli lokumlardan yaptım, foto falan çekemedim tabi ama güzel olmuştu, hem basit hem hafif ve güzel bir tatlı tavsiye ederim.

Ayrıca Allah kısmet ederse perşembe günü annemler Bursa'dan dönecekler, Allah'ımm çok mesudum. Mimi'yi anneme bırakıp cuma pazarına gidebilme ihtimalini sevdim :)) Yarında misafir gelecek, ben gideyimde basit bir tatlı yapayım bari :)

Veee göremeyenler için Mimi'nin taze fotolarından :) Maşallah alalımm. Fotoğraf kaldırılmıştır.

19 Ocak 2012 Perşembe

Mimi'yle hayat

Mimi'yle hayat çok güzel :))

Ne zamandır yazamıyorum kızlar. Boş vakit bulursam hemen işlerimi yapıyorum, bloga vakit kalmıyor. Ama takip ettiğim blogları vakit buldukça okuyorum.

Son durumlarımız şöyle, Mimi uyanmadan hemen konuya gireyim :)

- Pek yemek yapmadığım ve hiç kıyafet almadığım için bu gibi konuları sizlerle paylaşamıyorum :)) Arada yemek yaparsam değil foto çekmeyi yemeği yiyebilirsem iyidir :) Zaten böyle değişik tarifler denemek falan müthiş macera olur heralde! :)

- Aldığım 12 kiloyu verdim, hiç özel bir şey yapmadım hatta fırsat buldukça yiyorum :) Kilo vermek isteyen arkadaşlara süt bebesi bakmalarını tavsiye ederim :)

- Zeynep Neşe 3 aylık olmak üzere, artık kendine bir düzen oluşturdu çok şükür. Gündüzleri kısa uyuyor ve tek başına odada kalmak istemiyor hemen başlıyor mızıklamaya, ağlamaya :)) Sürekli O'nunla konuşuyorum, babası geliyor onunla konuşuyor, agular, gülücükler, guuu diye ses çıkarmalar ve minik sevinç çığlıkları :))

- Mimi'yle de geziyoruz :) Defalarca arkadaşlarımızın evlerine, AVM, IKEA gibi yerlere gittik. AVM'lerde arabasında geziyor, uyuyor genelde :) Forum İstanbul'a gidiyoruz biz yakın diye ve emzirme odası gayet güzel. 2 sokak ötedeki babanne ve amcalarına gidiyoruz, o zaman arabasına koymuyorum, kucağımızda götürüyoruz, hem hava alıyor bebem. Kar yağdığı 2 gün de çıkardık, 10 dakika da olsa hava alsın çocuk, alışsın :) Hatta geçen pazar babasına bırakıp kuaföre gitti. Amanın ne adrenalindi o ya, doğa sporu yapar gibi hissettim :) Ya uyanır ağlarsa diye korktum ama arıza yapmadı Allah'tan. Kuaföre gitmeyi özlemişim ya, çok iyi geldi valla :)
- Mimi bu aralar ellerini yiyor :) Emzik almıyordu ve dakka başı emmek istiyordu, en sonunda bir iki hafta önce alıştıda emziğe biraz daha sakin, ben de daha rahatım :) Emme refleksi kuvvetli bebelere gerekiyor emzik valla.

- Annem hala Bursa'da havalardan dolayı bitmedi zeytin toplama :( Gelse de yardımcı olsa biraz ne kadar şahane olur :)

- Son olarak Rabbim herkese nasip etsin diyorum, muhteşem bir duygu.

   Veeee işte benim Mimim Zeynep Neşemm. Fotoyu kısa bir süre sonra kaldıracağım, maşallahları unutmayalım :)) Fotolar kaldırılmıştır...


26 Aralık 2011 Pazartesi

Ses veriyorumm :)

Kızlar bir ses vereyim dedim. Biz iyiyiz çok şükür, nete girmeye vaktim pek olmuyor, ama arada girince blogları takip etmeye çalışıyorum.

Mimi uykuda şimdi, ki çok uzun süreceğini sanmıyorum :) 2 aylık olduk bile, Forum İstanbul, Carefour, Praktiker, İkea'ya gezmelere bile gittik :) Eskiden kocimle sürekli gezerdik şimdi en büyük atraksiyonumuz markete gitmek eheheh :)) Ama olsun artık daha güzel bir meşgalemiz var çok şükür. Foto paylaşmıyorum henüz, zaten photoshop için vaktim de yok. Analık zoorr demiş miydim :) Ama dünyanın enn güzel şeyi. Bütün gün bebeği besleme, uyutma, arada kendimi beslemeye çalışma ile geçiyor :) Zaten az kilo almıştım (12 kg) sanırım çoğu gitti, normal pantalonlarımı giyiyorum. Mimi ise artık gülücükler yapıyor, genel olarak sert mizaçlı bir insan ama :) Babasına gülüyor beni görünce ağlıyor, beni yemek ya da emzik sanıyo sanırım :)) Aguu diyo, arada farklı sesler çıkararak konuşuyor bizimle heheh çok şeker oluyo ki :)

Bloga girmedikçe ara açıldı ama arada yine yazmaya çalışırım.

Sevgiler

1 Aralık 2011 Perşembe

Merhaba, depresyondayım ben

Evet başardım, depresyondayım. Doğum sonrası olur böyle şeyler di mi? 40ımızın çıkmasına 2 gün kaldı, bir mucize ile 41. gün her şeyin çok daha iyi olmasını diliyorum :)

Şöyle ki, başarılı bir epidural sezeryan olmuştu, 3 gün sonra dikiş ağrısı kalmamıştı. Lakin doğumdan 1 hafta sonra kalça ağrısı başladı bende, önce önemsemedim, tam o sırada "süt ateşi" denen şey oldu(yaşayan bilir çok fena birşeymiş) aynı günde annem grip olduğu, kayınvalidem hacca gittiği için bebek bakımı bana kaldı, o ateşle de çok zor oldu tabi.

Ateş geçti kalça ağrısı devam etti, hala devam ediyor. Bacağımın üstüne basamıyorum, topallama oluyor. Önce epiduralden şüphelendim ama 1 hafta sonra olduğu için mümkün değil dedi dr.lar.

MR çekildi kemik iliğinde ödem oluşmuş, tek tedavisi istirahat. Üstüne basılmayacak, bebek kaldırılmayacak. Aylarca geçmezmiş, yani aylarca basamazsam panik yapmıyacakmışım, takip edilecek durum. Minik bebeyle ne güzel istirahat edilir di mi? Onun için bütün işler anneme kaldı, ben sadece emziriyorum, dinleniyorum, inşallah çabuk geçer diye dua ediyorum. (sizde etseniz benim için) Tabi sık sık ağladığımı da söylememe gerek bile yok sanırım. Annem gidince halimiz nice olur düşünmek bile istemiyorum.

Tabi halimize bin şükür, ciddi birşey çıkcak diye çok korkmuştum. Hamdolsun, önemli birşey değil dediler. Hayırlısıyla sabır ederim inşallah.

Gece uykusuzluklarından bahsetmiyorum bile, olacak o kadar değil mi? Birkaç gündür gündüz uyuyor, sonra gece sabah 5'e kadar uyumuyor :) Napalım canı sağolsun.
Ayrıca Mimi'ye 9 gündür antibiyotik veriyoruz. Kakasında kan vardı minik minik, yeşil oldu, böyle mukusluydu falan,(bebesi olmayanlara çok iğrenç gelebilir, kusura bakmayın ama bebesi olanlar anlayacaktır :) amip mikrobu kapmış göya, nasıl olacaksa bu kadar bebekte o da ayrı konu. Neyse kendi durumu iyi çok şükür, yarın dr. kontrölü var, inşallah geçmiştir. Allah bütün bebeklere şifa versin inşallah.

Yani bunlar basit şeyler aslında, Rabbim beterinden korusun, taşıyamayacağımız yük vermesin inşallah. Halimize çok çok şükür. Herşey dört dörtlük olmaz. Sabırlan selamet derler bizim orda :)

Son olarak bana göre dünyanın en güzel bebesi Zeynep Neşe :)) Bu da müthiş birşey. Rabbim isteyen herkese nasip etsin diyorum tekrar.

Sevgiler

11 Kasım 2011 Cuma

Bir ses

Bir ses vereyim dedim :)

Nete giremiyorum çünkü laptop kırıldı :S Zaten kırılmıştı biraz, ekran ve klavye birbirinden ayrıldı artık :) Servise gitti, ne zmn gelir Allah bilir. Şimdi eşimin işyerinden getirdiği laptoptan bildiriyorum :)

Biz iyiyiz çok şükür. Bütün gün (hatta gece :) Mimi'yle ilgilerek geçiyor zaten. Analık zooorrr :)) Ama zorluğundan daha ziyade muhteşeemmm. Yarı kırkımıza yaklaşıyoruz. Hala inanamıyorum bazen, öyle bakıyorum şimdi bu benim kızım mı diye :)

Şimdilik durum budur.

Sevgiler